Noah Land

Noah Land ★★★½

Ancak iki satır yazmaya vakit bulabildim. Babası ölüm döşeğinde olduğu için, çocukluğundan beri (belki de doğumundan beri) ilk kez onunla bir araya gelen bi adamı ve babasıyla olan bu sıkıntılı ilişkisini konu alıyor. Birbirini neredeyse hiç tanımayan bu baba/oğulun bi garip hali beni aşırı etkiledi. Çağan Irmak kafası gözyaşı sağıcılığına girip cukkayı indirebilecekken, iki karakteri de o kadar gerçekçi yazmış ve ilişkilerinin gelişimini de öyle doğal vermiş ki resmen hayran kaldım. Özlem ve pişmanlık dolu bir “telafi” hikayesi değil yani bambaşka bir şeydi bu.

Karakterlerin bu kadar etkileyici olması, bir yandan filmin önemli bir falsosunu doğuruyor ama. Şöyle ki: yönetmen geçmişi göstermeme ve fazla üzerinde konuşmama tercihi yapmış. Karakterlerin eskiden ne yaşadığını değil, yaşantılarının onları çevirdiği harabeyi izliyoruz sadece. “Verdiğim ipuçlarından yola çıkarak, hikayeyi kendi travmalarınızla tamamlayın” demiş yani. Bu her ne kadar bağ kurmayı kolaylaştırsa da; Ali Atay ve HANDECIGIMIN aşk hayatının biraz havada kalmasına yol açmış bence. Haliyle beni yaraladı baya o karşılıklı sahneleri ama objektif baktığımda biraz yersiz ve alakasız buldum. Eğer karısının da sahnesi iki başrolümüze yakın sıklıkta olsaydı belki bu açık kapanırdı ama o filmi başka bir noktaya taşırdı tabi. Bilemedim o yüzden. 

Uzun olmasın diye uğraştım ama; ağaca allah mallah diyip parayı kıran köylüler mevzusuna da değinmeden geçmek istemedim. İzlediğimiz hikaye bu olay üzerinden gelişiyor çünkü. Her sahnesinden ayrı sosyolojik tespit kasılır filmlerden biri olmuş bu da. Hem bu anlamda, hem de baba-oğul hikayesi olması dolayısıyla Ahlat Ağacı’nı aşırı andırıyor. Ucuz bir kopya diyemem asla ama esinlenme bariz bence. Onun kadar olmasa da yaklaşan bir film olmuş ki bu duygusal anlamda beni daha çok etkiledi.

akant liked this review