Thou Gild'st the Even

Thou Gild'st the Even ★★★★★

Cemal’in kalbinden izliyoruz filmi. Onun büyük gördüğünü büyük görüyor, o aşık olduğunda aşık oluyoruz. Hata yaptığında cezasını çekiyoruz. Ölmüyor mesela ölmesi ve yaşaması arasında bir fark görmediğinden. Her silah tutanın katil her tutmayanın masum olmadığını görüyoruz. Arayıp durduğu kolyeyi yaseminin vermesi manidar. Diğer kolye tecavüzün özrü. Özel güçler cemalin onlara yükledikleri, kendini hayalet gibi hissediyor. Nazim büyük adam mesela. Dündar ölümsüz çünkü para, kötülük, güç ne arasan var, defne zamanı durdurabiliyor çünkü onu belirsizliklere attığında zamanı durdurdu, baba mesela bir sinek vızıltısı aslında fakat onun gücü de yine de söylediğini yaptırabilmek. Bahçe günahkarların alanı, kan günah çıkarma. Yangında cemalin bir suçu olduğunu düşünüyorum.  Kurşunun othelloya bir duvar gibi çarpması. Filmin sonunda kendini hiç etmesi. Uçamaması, zamanı başlatamaması.
Bu arada adam bunların çoğunu bu şekilde düşünmemiştir muhtemelen bize bıraktığı boşlukları ben böyle doldurdum sadece.