Three Monkeys

Three Monkeys ★★★★½

nuri bilge ceylan ve zeki demirkubuz'un arasının bozulmasına sebep olan film bu.

2006 yılında bir sohbette zeki demirkubuz, bilge ceylan'a yapmak istediği bir filmden bahseder. yılmaz güney'in baba filminin yeni versiyonunu yapmak istiyordur, oyuncu arayışına çoktan başladığını söyler bilge'ye. çok zaman geçmeden nuri bilge'nin üç maymun adlı bir filme başladığı haberi gelir. bu film tıpkı yılmaz güney'in filmindeki gibi hapse giren bir babanın çıkana kadar ve çıktıktan sonraki değişimini işliyordur. aynı zamanda zeki demirkubuz'un fikridir bu.
işte o 2006 yılında zeki abi, bilge abiye küser.

2012 yılında zeki demirkubuz, yeraltı diye bir film yapar. dostoyevski'nin yeraltından notlar'ının çağdaş uyarlaması olan filmde sıkıntılı bir memur hayatı yaşayan karakter, zamanla ünlü bir yazara dönüşen eski arkadaşının düzenlediği bir yemeğe katılır. bu yazar arkadaş, ankara sıkıntısı diye bir kitapla ünlenmiş fakat yazdıklarını başkalarından çalarak yazmıştır. yazar arkadaşa ve yanındaki yalaka arkadaşlarına sinirlenen memur, büyük ve aşağılayıcı bir tirad atar. "sen bu gidişle nobel de alırsın oscar da alırsın..." gibi bir söz de söyler. bu yazar karakter ve romanı açık açık nuri bilge'ye bir göndermedir. eğer biliyorsanız nuri bilge'nin mayıs sıkıntısı diye bir filmi var ve oscar aday adayı olmuştu. ankara sıkıntısı'na benzeyen bir ismi var filmin. nuri bilge de tıpkı o yazar gibi bir fikir hırsızıdır zeki'nin gözünde.

yine 2012'de yeraltı filmi altın koza festivaline gider. jüri koltuğundaysa hem nuri bilge'nin yapımcısı hem de çok tatlı bir kadın olan zeynep özbatur atakan vardır. film festivalden eli boş dönünce zeki demirkubuz'un aklına malum düşünce düşer ve şöyle der: “bu filmleri kendileri jürilik yapsın diye çektiğimi zanneden gerzeklerden çok sıkıldım artık."

emin olamayız fakat bunlar doğru gibi. üç maymun'un senaryo ekibine ebru ceylan, ercan kesal ve nuri bilge ceylan'ın yazılmış olması ve filmin sonundaki teşekkürler kısmında zeki demirkubuz haricinde nuri bilge'nin ufak oğlu ayaz ceylan'ın bile olması komikti.

şimdi filme döneyim..

film gerçekten çok güzeldi ve neredeyse her sahne bir yönetmenlik, bir fikir içeriyordu. klasik zeki demirkubuz sinemasının karakterlerini ve öyküsünü alan bu film, nuri bilge ceylan sinemasından da nasibini alarak çok güzel bir şeye dönüşmüş. babanın, oğlun ve annenin; yani baş karakterlerimizin resmen içlerine giriyoruz. her biriyle film boyunca sohbet ediyor gibiyiz, özellikle hiç konuşmadıkları sahnelerde. bu insanların hayalleri, dertleri ve eksikliklerini öğreniyoruz. kocaman şehir istanbul'da sıkışmış kalmış, incecik bir binanın ve içindeki ufacık dairenin, buzdolabındaki su şişesinin ve penceredeki perdenin bile halinden anlıyoruz. işte nuri bilge bunu yapıyor. zeki demirkubuz sinemasındaki gibi sadece olay ve karakter odaklı değil, hem olay-karakter hem de başka birçok şeye odaklı bir film izliyoruz.
filmin karanlık ve yeşil-sarı tonu bizi de karakterler gibi, o bina gibi eziyor ve büzüyor. görsel anlamdaysa gerçekten müthiş kareler yakalanmış. yönetmen olduğu kadar bir fotoğrafçı da olan nuri bilge'nin elini ayağını tamamen hissediyoruz. kariyerine futbol kameramanlığıyla başlamış görüntü yönetmeni gökhan tiryaki'nin de rolü büyük olmalı.

filmde ayrıca başkalarına olan fakat benim aldığım iki selam vardı. birincisi eski dostu zeki demirkubuz'a: açık kapılar. demirkubuz sinemasından aşina olduğumuz açık kapılar bu filmde başka bir açık kapıyı gösteriyor. kapılardan kapıları, eşiklerinden odanın içini görüyoruz.

ikinci selamsa nuri'nin müzik kullanımını eleştirenlere olmalı. filmde sadece bir müzik kullanılıyor, o da annenin telefon zil sesi olan yıldız tilbe'nin emi şarkısı.
senin de yüreğin yansın!
son olarak filmi çok sevdiğimi söylemeliyim. bu izlediğim son nuri bilge filmiydi çünkü başka kalmadı. veda için güzel bir tercih oldu, tavsiye ederim.

nuri bilge ceylan'ı da zeki demirkubuz'u da çok seviyorum.

bilge abiyi daha çok seviyorum ama.

zeki'ye içten içe bir nefretim bile var.


iyi geceler letterboxd ailesi.


1 yıl sonra gelen edit: sevdiğimiz bir kanal olan kutsal motor konu hakkında bir video yayınlamış ve çok şeker olmuş. konunun meraklıları için videolu bkz: https://youtu.be/c5EFZfnFmvM